Aydar Hukuk, Türkiye genelinde uzun yıllara dayanan tecrübesiyle boşanma davalarında müvekkillerine uzman hukuki destek sunmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı durumlarda, eşlerin karşılıklı anlaşarak yollarını ayırmaları, hem daha hızlı hem de taraflar açısından daha az yıpratıcı bir süreç olan anlaşmalı boşanma ile mümkün olmaktadır. Bu makalemizde, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde anlaşmalı boşanmanın şartlarını ve sürecini detaylı bir şekilde ele alarak, bu konuda merak ettiğiniz tüm sorulara Aydar Hukuk’un deneyimli boşanma avukatları olarak ışık tutmayı amaçlıyoruz.
Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin sürdürülemeyeceğine karar veren eşlerin, çekişmeli bir dava sürecine girmeden, karşılıklı olarak boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşarak evliliklerini sonlandırmalarıdır. Bu yöntem, özellikle tarafların ortak çocukları varsa veya mal paylaşımı gibi konularda uzlaşmaya varmışlarsa, daha az maliyetli, daha kısa süreli ve psikolojik olarak daha az yıpratıcı bir alternatif sunar.
Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya göre sunduğu avantajlar, bu yöntemi birçok çift için ilk tercih haline getirmektedir. Aşağıdaki tablo, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma arasındaki temel farkları özetlemektedir :
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
| Evlilik Süresi | En az 1 yıl olmalı | Süre şartı yok |
| Taraflar Anlaşmalı mı? | Evet | Hayır |
| Mahkeme Süresi | Genellikle 1-4 hafta | 1-3 yıl sürebilir |
Görüldüğü üzere, anlaşmalı boşanma, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanma konusunda tam bir mutabakata varmış olmaları halinde, çekişmeli boşanmaya kıyasla çok daha kısa bir sürede sonuçlanabilmektedir. Bu durum, boşanma sürecindeki belirsizliği ve stresi önemli ölçüde azaltır.
Türk Medeni Kanunu’na Göre Anlaşmalı Boşanmanın Temel Şartları
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrası, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için belirli şartların sağlanmasını öngörmektedir. Bu şartlar, hem eşlerin hem de varsa çocukların haklarının korunmasını amaçlamaktadır.

Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması
Anlaşmalı boşanmaya başvurabilmek için, eşlerin resmi nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl süreyle evli kalmış olmaları gerekmektedir. Mahkeme, ilk olarak bu sürenin dolup dolmadığını re’sen (kendiliğinden) değerlendirecektir. Evliliğin üzerinden bir yıl geçmemişse, anlaşmalı boşanma talebi reddedilecektir.
Bu bir yıllık sürenin başlangıcı, eşlerin resmi nikâhının kıyıldığı tarihtir. Toplumumuzda yaygın olarak görülen, evlilik öncesinde dini nikâhla geçirilen süre bu bir yıllık hesaba dahil edilmez. Yargıtay’ın da belirttiği gibi, bu şart kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme tarafından titizlikle incelenir. Evliliğin bir yıldan kısa sürmesi halinde, boşanmak isteyen eşlerin çekişmeli boşanma davası açmaları gerekmektedir.
Eşlerin Birlikte Başvurması veya Birinin Açtığı Davayı Diğerinin Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için, eşlerin ya birlikte yetkili Aile Mahkemesi’ne başvurmaları ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi gerekmektedir. Bu başvuru, eşler tarafından doğrudan yapılabileceği gibi, avukatları aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.
Eşlerden birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi durumunda, kabul beyanının mahkemeye yazılı olarak sunulması veya duruşma sırasında sözlü olarak ifade edilmesi mümkündür. Ancak, eğer boşanma davası zina, hayata kast gibi özel nedenlere dayanıyorsa, sadece diğer eşin kabulüyle anlaşmalı boşanmaya dönüştürülemez. Bu durumda, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için davanın genel neden olan şiddetli geçimsizlik temelinde açılmış olması gerekmektedir. Bu şart, eşlerin boşanma konusunda özgür ve ortak iradelerini ortaya koymalarını sağlamayı amaçlar.
Boşanma Protokolünün Hazırlanması ve İçeriği
Anlaşmalı boşanma davasının en önemli unsurlarından biri, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu hakkında tam bir anlaşmaya varmış olmaları ve bu anlaşmayı içeren bir boşanma protokolü (anlaşmalı boşanma protokolü) hazırlayarak mahkemeye sunmalarıdır. Bu protokol, boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını düzenleyen yazılı bir belgedir ve mahkeme tarafından onaylanması gerekmektedir.
Boşanma protokolünde yer alması gereken temel konular şunlardır :
- Boşanma İradesi: Eşlerin boşanmayı kabul ettiklerine dair açık ve net beyanları.
- Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Düzenlemesi: Müşterek çocuklar varsa, velayetin hangi tarafta olacağı ve diğer tarafın çocuklarla ne zaman ve nasıl görüşeceği detaylı olarak belirtilmelidir.
- Nafaka: Eş için talep edilen yoksulluk nafakası ve çocuklar için talep edilen iştirak nafakası miktarları, ödeme şekilleri ve süreleri açıkça yazılmalıdır. Eğer taraflar nafaka talep etmiyorlarsa, bu durum da protokole eklenmelidir.
- Mal Paylaşımı: Evlilik birliği içinde edinilen taşınır ve taşınmaz malların nasıl paylaşılacağı düzenlenmelidir. Eğer taraflar mal paylaşımı talebinde bulunmayacaklarsa veya tüm mallar üzerinde anlaşmaya varmışlarsa, bu da protokole yazılmalıdır. Sahip olunan tüm malların tek tek belirtilmesi önemlidir.
- Tazminat: Maddi veya manevi tazminat talepleri varsa, miktarları, ödeme şekilleri ve süreleri belirtilmelidir. Eğer taraflar tazminat talep etmiyorlarsa, bu husus da protokole eklenmelidir.
- Ev Eşyaları: Ev eşyalarının kimde kalacağına dair anlaşma da protokole dahil edilmelidir. Tarafların bu konuda anlaştıklarını belirtmeleri genellikle yeterlidir.
Boşanma protokolü, eşlerin ortak iradesiyle hazırlanmalı ve her iki tarafça da imzalanmalıdır. Sadece avukatların imzaladığı bir protokol geçerli sayılmaz. Protokolde yer alan tüm hususlar, boşanma sonrasında taraflar arasındaki ilişkileri düzenleyeceği için dikkatle hazırlanmalıdır. Protokolde eksik veya adaletsiz düzenlemeler olması halinde, mahkeme talebi reddedebilir. Bu nedenle, protokolün hazırlanması aşamasında bir avukattan hukuki destek almak, ileride yaşanabilecek olası sorunların önüne geçmek açısından önemlidir.
Eşlerin Duruşmaya Bizzat Katılması ve İradelerini Açıklaması
Anlaşmalı boşanmanın mahkeme tarafından onaylanabilmesi için, eşlerin duruşmaya bizzat katılması ve boşanma yönündeki iradelerini hâkim huzurunda sözlü olarak açıklamaları zorunludur. Hâkim, tarafların boşanma taleplerinin serbest iradeleriyle olup olmadığını doğrudan dinleyerek değerlendirir. Bu nedenle, eşlerin sadece avukatlarını mahkemeye göndermesi yeterli değildir; her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekmektedir. Eşlerden birinin duruşmaya katılmaması halinde, anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.
Hâkim, tarafların beyanlarını dinlerken herhangi bir baskı altında olup olmadıklarını da göz önünde bulundurur. Eğer hâkim, tarafların özgür iradeleriyle hareket etmediğine kanaat getirirse veya sunulan anlaşmayı uygun bulmazsa, anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir. Duruşma sırasında, hâkim taraflara boşanma kararlarını, protokoldeki maddeleri ve sonuçlarını sorabilir. Tarafların bu sorulara verdikleri cevaplar ve mahkeme tutanağını imzalamaları, boşanma iradelerinin teyidi anlamına gelir. Eğer taraflardan biri imzadan imtina ederse, dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.
Hâkimin Boşanma Protokolünü Uygun Bulması
Eşler tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan boşanma protokolü, hâkim tarafından incelenir. Hâkim, özellikle çocukların menfaatlerini ve tarafların ekonomik durumlarını dikkate alarak protokolün hukuka, adalete ve kamu düzenine uygun olup olmadığını değerlendirir.
Eğer hâkim, protokolde yer alan düzenlemelerin taraflardan birini aşırı derecede mağdur ettiğini veya çocukların menfaatlerine aykırı olduğunu düşünürse, protokolde değişiklik önerebilir. Örneğin, velayet düzenlemesi çocuğun yararına değilse, nafaka miktarı yetersizse veya mal paylaşımı adil değilse, hâkim bu konularda değişiklik talep edebilir.
Tarafların hâkimin önerdiği bu değişiklikleri kabul etmesi halinde, anlaşmalı boşanmaya karar verilir. Ancak, taraflardan biri veya her ikisi de yapılan değişiklikleri kabul etmezse, anlaşmalı boşanma talebi reddedilebilir ve dava çekişmeli boşanma davası olarak devam edebilir. Bu durum, anlaşmalı boşanma sürecinin başarıyla tamamlanabilmesi için tarafların esnek ve uzlaşmacı olmasının önemini gösterir.
Anlaşmalı Boşanma Süreci Nasıl İşler?
Anlaşmalı boşanma süreci, yukarıda belirtilen şartların sağlanmasıyla birlikte belirli adımları içerir :
- Anlaşmaya Varılması ve Protokolün Hazırlanması: Eşler, boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları (velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat vb.) konusunda karşılıklı olarak anlaşırlar ve bu anlaşmayı yazılı bir protokole dökerler. Protokol, her iki tarafça da imzalanır.
- Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Mahkemeye Başvuru: Eşler, anlaşmalı boşanma taleplerini içeren bir dava dilekçesi hazırlayarak, imzalı protokol ile birlikte yetkili Aile Mahkemesi’ne başvururlar. Başvuru, eşler tarafından birlikte yapılabileceği gibi, bir eşin başvurusu üzerine diğerinin davayı kabul etmesi şeklinde de olabilir. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yerdeki Aile Mahkemesi’dir.
- Mahkeme İncelemesi ve Duruşma Günü Belirlenmesi: Mahkeme, sunulan dilekçe ve protokolü inceledikten sonra, tarafların dinlenmesi için bir duruşma günü belirler. Anlaşmalı boşanma davalarında genellikle kısa bir süre içinde duruşma günü verilir.
- Duruşmanın Gerçekleştirilmesi: Belirlenen günde, her iki eş de mahkemede hazır bulunur ve hâkim huzurunda boşanma iradelerini ve protokoldeki imzalarını teyit ederler. Hâkim, taraflara boşanma konusunda herhangi bir baskı altında olup olmadıklarını sorabilir ve protokoldeki maddeleri açıklatabilir.
- Mahkeme Kararı: Hâkim, tarafların beyanlarını ve protokolü değerlendirdikten sonra, anlaşmayı uygun bulursa boşanma kararı verir. Gerekçeli karar daha sonra yazılır.
- Kararın Kesinleşmesi: Boşanma kararının kesinleşmesi için, tarafların kararı temyiz etme haklarından feragat etmeleri veya temyiz süresinin (genellikle tebliğden itibaren 14 gün) geçmesi gerekmektedir. Tarafların temyizden feragat etmeleri, sürecin daha hızlı sonuçlanmasını sağlar.
- Nüfus Kayıtlarına İşlenmesi: Karar kesinleştikten sonra, mahkeme tarafından ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilir ve eşlerin medeni halleri nüfus kayıtlarına işlenir. Böylece boşanma süreci resmen tamamlanmış olur.
Anlaşmalı boşanma sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, boşanma protokolünün eksiksiz ve her iki tarafın da haklarını koruyacak şekilde hazırlanmasıdır. Ayrıca, mahkemeye doğru ve eksiksiz bilgi sunulması sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Aydar Hukuk Avukatları Yanıtlıyor
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanabilmektedir. Mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak, dava açıldıktan sonraki 1 ila 4 hafta içinde karar çıkabilir. Bazı durumlarda, mahkemenin iş yükü az ise bu süre bir haftaya kadar inebilir. Anlaşmalı boşanma, boşanma davaları arasında en kısa süreni olarak kabul edilir.
Anlaşmalı boşanma davası nerede açılır?
Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Eğer bulunulan yerde Aile Mahkemesi yoksa, bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise, eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi veya eşlerin son altı ay boyunca birlikte ikamet ettikleri yer Aile Mahkemesi’dir. Ancak, bu yetki kuralı kesin olmadığı için, taraflar süreci kolaylaştırmak adına farklı bir Aile Mahkemesinde de anlaşmalı boşanma davası açabilirler.
Anlaşmalı boşanma için avukat gerekli midir?
Anlaşmalı boşanma davası açmak için avukat tutmak zorunlu olmamakla birlikte, hukuki sürecin doğru ve sorunsuz ilerlemesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından deneyimli bir boşanma avukatından hukuki destek almak önemle tavsiye edilir. Bir avukat, boşanma protokolünün hazırlanmasında, yasal haklarınız konusunda bilgilendirilmenizde ve mahkeme sürecinde size rehberlik edebilir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolünde, eşlerin boşanma konusunda anlaştıklarına dair beyanlarının yanı sıra, varsa çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzenlemeleri, nafaka (eş ve çocuklar için), mal paylaşımı, maddi ve manevi tazminat talepleri gibi boşanmanın tüm mali ve kişisel sonuçlarına ilişkin detaylı düzenlemeler yer almalıdır. Ayrıca, ev eşyalarının paylaşımı konusunda da anlaşma sağlanmalıdır.
Hâkim boşanma protokolünde değişiklik yapabilir mi?
Evet, hâkim sunulan boşanma protokolünü inceleyerek, özellikle çocukların menfaatlerini ve tarafların haklarını korumak adına gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin geçerli olabilmesi için taraflarca da kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.
Anlaşmalı boşanma şartları sağlanmazsa ne olur?
Eğer evlilik süresi bir yıldan az ise anlaşmalı boşanma mümkün değildir ve boşanmak isteyen eşlerin çekişmeli boşanma davası açmaları gerekir. Taraflardan birinin protokolü imzalamaması, duruşmaya katılmaması veya hâkimin protokolü uygun bulmaması durumunda da anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeli boşanmaya dönebilir. Ayrıca, mali ve hukuki konularda anlaşmazlık çıkması halinde de süreç çekişmeli boşanmaya ilerleyecektir.
Anlaşmalı boşanmada ortak velayet mümkün müdür?
Evet, anlaşmalı boşanmada eşlerin ortak velayet konusunda anlaşmaları ve hâkimin de bu anlaşmayı çocuğun menfaatine uygun bulması halinde ortak velayet kararı verilebilir. Ortak velayet durumunda, çocuğun bakımı, eğitimi ve giderleri konusunda her iki ebeveyn de sorumluluk alır, ancak çocuk genellikle bir ebeveynle yaşar ve diğer ebeveynle düzenli olarak kişisel ilişki kurar.
Anlaşmalı boşandıktan sonra nafaka talep edilebilir mi?
Anlaşmalı boşanma davasında nafaka konusunda bir anlaşmaya varılmış ve bu anlaşma mahkeme tarafından onaylanmışsa, boşanma kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası talep edilemez. Ancak, çocukların menfaatini ilgilendiren iştirak nafakası konusunda, şartların değişmesi halinde anlaşmalı boşandıktan sonra da talepte bulunulabilir.
Anlaşmalı boşandıktan sonra velayet değiştirilebilir mi?
Evet, anlaşmalı boşanma davası kesinleştikten sonra da velayetin değiştirilmesi için dava açılabilir. Bu konuda herhangi bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Çocuğun menfaatleri gerektirdiği takdirde, boşanma kararının kesinleşmesinden kısa bir süre sonra bile velayet davası açılabilir.
Yurtdışında yaşayanlar anlaşmalı boşanma yapabilir mi?
Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’de anlaşmalı boşanma yapmaları mümkündür. Ancak, anlaşmalı boşanma davalarında genellikle her iki eşin de duruşmaya bizzat katılması ve boşanma iradelerini hâkim huzurunda beyan etmeleri gerektiğinden, yurtdışında yaşayan eşlerin duruşma için Türkiye’ye gelmeleri gerekebilir. Video konferans yoluyla veya avukat aracılığıyla katılım bazı durumlarda mümkün olsa da, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi esastır.
Anlaşmalı boşanma davasının maliyeti nedir?
2025 yılı itibarıyla anlaşmalı boşanma davası açılırken mahkemeye ödenecek harç ücreti yaklaşık olarak 4500 TL civarındadır. Avukatlık ücretleri ise, davanın açılacağı adliye, hazırlanacak protokolün içeriği ve avukatın tarifesine göre değişiklik gösterebilir. Bu konuda net bilgi almak için doğrudan bir avukatla görüşmek en doğru yöntemdir.
Aydar Hukuk olarak, anlaşmalı boşanma sürecinin hassasiyetinin ve öneminin farkındayız. Deneyimli boşanma avukatlarımız, müvekkillerimize bu süreçte profesyonel hukuki destek sağlayarak, en doğru ve adil sonuçlara ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. Aile hukuku alanındaki uzmanlığımız ve müvekkil odaklı yaklaşımımızla, anlaşmalı boşanma sürecinizi en kısa sürede ve en az stresle tamamlamanız için yanınızdayız. Anlaşmalı boşanma şartları ve süreci hakkında daha detaylı bilgi almak veya hukuki danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.