Boşanma davalarında hukuki dayanağın doğru seçilmesi davanın seyrini doğrudan belirler. Zina, hayata kast ve terk gibi özel sebepler ispatlandığı an boşanma kararı verilmesini sağlarken; evlilik birliğinin sarsılması gibi genel sebeplerde hakimin takdir yetkisi ve kusur dağılımı öne çıkar. Hak kaybı yaşamamak adına davaların kademeli (terditli) açılması ve delillerin hukuka uygun toplanması kritiktir.
boşanma sebepleri nelerdir sorusu, evlilik birliğini sonlandırma kararı alan ve bu zorlu hukuki sürece adım atmak üzere olan herkesin zihnini kurcalayan en temel konulardan biridir. Türk Medeni Kanunu (TMK), eşlerin hangi durumlarda boşanma davası açabileceğini son derece net ve katı kurallarla belirlemiştir. Otuz beş yılı aşan meslek hayatım boyunca, aile mahkemelerinde karşılaştığım en büyük usul hatalarının başında, somut olaya uymayan yanlış hukuki sebebe dayanılması gelmektedir. Bu rehberde, kanunun öngördüğü sebepleri tüm teorik ve pratik boyutlarıyla ele alacak, hak kaybı yaşamamanız için dikkat etmeniz gereken kritik noktaları paylaşacağım.
Boşanma Sebeplerinin Sınıflandırılması Nasıl Yapılır?
Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini ikili bir sınıflandırmaya tabi tutmuştur. Bunlardan ilki konunun niteliğine göre yapılan özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri ayrımı; ikincisi ise hakimin takdir yetkisinin sınırlarını belirleyen mutlak boşanma sebepleri ve nisbi boşanma sebepleri ayrımıdır. Bu kavramları doğru anlamak, davanın stratejisini kurgularken bize en doğru yolu gösterecektir.
Uygulamada, davanın hangi sınıfa girdiğini bilmek, mahkemeye sunulacak delillerin niteliğini ve hakimin dosyaya bakış açısını belirler. Örneğin, bazı durumlarda sadece olayın varlığını kanıtlamak boşanma kararı için yeterliyken, bazı durumlarda ise bu olayın ortak hayatı çekilmez hale getirdiğini de ayrıca ispat etmek gerekir.
Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir ve Hangi Maddelerde Düzenlenmiştir?
Özel boşanma sebepleri, kanunda isimleri tek tek sayılmış olan, sınırları ve şartları belirli somut olgulardır. Kanun koyucu bu sebepleri tahdidi (sınırlı) olarak saymıştır; yani kanunda yazanlar dışında yeni bir özel boşanma sebebi yaratılamaz. Türk Medeni Kanunu’na göre özel boşanma sebepleri şunlardır:
- Zina (TMK m. 161)
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162)
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163)
- Terk (TMK m. 164)
- Akıl hastalığı (TMK m. 165)
Şimdi bu özel sebepleri, uygulamadaki yansımaları ve ispat süreçleriyle birlikte derinlemesine inceleyelim.
1. Zina Sebebiyle Boşanma (TMK m. 161)
Zina, eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken bir başkasıyla isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır. Hukuki anlamda zinanın varlığı için mutlaka fiziksel/cinsel birlikteliğin gerçekleşmiş olması gerekir. Sadece flört etmek, duygusal yakınlık kurmak veya mesajlaşmak zina değil; genel boşanma sebebi olan güven sarsıcı davranış niteliğindedir.
Zina davası açarken en çok dikkat edilmesi gereken husus hak düşürücü sürelerdir. Zina eylemini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay ve her halükarda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde davanın açılması gerekir. Aksi takdirde, bu sebebe dayanarak dava açma hakkı zamanaşımına uğrar. Ayrıca, eşinizi açıkça veya zımnen (örneğin birlikte yaşamaya devam ederek, mesajla helalleşerek) affettiyseniz, artık zina sebebine dayanamazsınız.
Zinanın ispatında en sık karşılaşılan deliller; otel kayıtları, telefon arama detayları (HTS kayıtları), fotoğraflar ve tanık beyanlarıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, davanın açıldığı tarih ile zina eyleminin gerçekleştiği zaman dilimidir. Örneğin, boşanma davası sürerken başka biriyle görüşmek ve cinsel birliktelik yaşamak, devam eden o dava için zina delili oluşturmaz; ancak yeni bir davanın konusu olabilir veya mevcut davada ıslah yoluyla ileri sürülebilir.
2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m. 162)
Bu başlık altında aslında üç farklı hukuki olgu düzenlenmiştir. Her biri kendine özgü ağırlık derecelerine sahiptir:
- Hayata Kast: Eşlerden birinin diğerini öldürme kastıyla hareket etmesi, canına kastetmesidir. Sadece sözlü ölüm tehdidi değil, eyleme dökülmüş veya ciddi hazırlığı yapılmış öldürme girişimleri bu kapsama girer.
- Pek Kötü Davranış: Eşin vücut bütünlüğüne, ruh sağlığına yönelik ağır şiddet, işkence, aç bırakma, eve kilitleme gibi zalimce davranışlardır.
- Onur Kırıcı Davranış: Eşin şeref ve haysiyetine yönelik, onu toplum içinde veya aile ortamında küçük düşürmeyi amaçlayan ağır hakaretler ve aşağılamalardır.
Uygulamada, bu sebebe dayanan davalarda ceza mahkemesi dosyaları, darp raporları, kolluk tutanakları ve mesaj kayıtları en güçlü delillerdir. Özellikle savcılık soruşturmaları ve aile mahkemesinden alınan uzaklaştırma kararları davanın seyrini doğrudan etkiler.
3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163)
Eşlerden birinin evlendikten sonra yüz kızartıcı bir suç işlemesi veya toplumun ahlak değerleriyle bağdaşmayan, süreklilik arz eden haysiyetsiz bir yaşam tarzını benimsemesidir.
Bu sebebin uygulanabilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Küçük Düşürücü Suç veya Haysiyetsiz Yaşam: Hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti gibi toplumda derin infial yaratan suçlar veya kumar bağımlılığı, fuhuş yapmak, uyuşturucu bağımlılığı gibi haysiyetsiz bir yaşam tarzı bulunmalıdır.
- Birlikte Yaşamanın Çekilmez Hale Gelmesi: İşlenen suçun veya sürülen yaşamın, diğer eş için ortak hayatı katlanılmaz kılması şarttır. Bu yönüyle nisbi bir boşanma sebebidir.
Bu maddede herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Haysiyetsiz yaşam tarzı veya suçun yarattığı olumsuz etkiler devam ettiği sürece dava her zaman açılabilir.
4. Terk Sebebiyle Boşanma (TMK m. 164)
Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesidir. Terk sebebiyle boşanma davası açabilmek, Türk aile hukukunun en sıkı şekil şartlarına bağlı sürecidir. Usule ilişkin en küçük bir hata davanın doğrudan reddine yol açar.
Gönderilen ihtarnamenin samimi olması gerekir. Dönülmesi istenen evin anahtarının nerede olduğu belirtilmeli, eşin yol masrafları (ve varsa çocukların masrafları) konuta dönebilmesi için peşin olarak gönderilmeli veya hesaba yatırılmalıdır. Gösterilen konutun bağımsız, yaşanabilir ve huzurlu bir ortam sunması şarttır; örneğin kayınvalide ile birlikte yaşanılan eve yapılan dön çağrıları Yargıtay tarafından samimi bulunmamaktadır.
5. Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma (TMK m. 165)
Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesidir. Kanun koyucu, her hastalık durumunu boşanma sebebi olarak görmemiştir. Bu sebebe dayanabilmek için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu (heyet raporu) ile tespit edilmesi zorunludur.
Tedavisi mümkün olan veya sadece psikolojik uyumsuzluk olarak nitelendirilebilecek durumlar bu madde kapsamına girmez. Akıl hastalığı nedeniyle açılacak davalarda da bir süre sınırı yoktur; hastalık ve çekilmezlik durumu sürdüğü müddetçe dava açılabilir.
Genel Boşanma Sebebi Nedir ve TMK 166 Nasıl Uygulanır?
Genel boşanma sebepleri, kanunda özel olarak isimlendirilmemiş, önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve evlilik birliğini temelinden sarsan her türlü olumsuz davranışı kapsayan genel nitelikli sebeplerdir. Türkiye’de açılan boşanma davalarının çok büyük bir kısmı bu maddeye dayanmaktadır.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Geçimsizlik)
Halk arasında “şiddetli geçimsizlik” olarak bilinen bu durum, eşler arasında sevgi, saygı ve güven bağının tamamen kopması anlamına gelir. Hangi davranışların evlilik birliğini temelinden sarsacağı kanunda yazmaz; bunu her somut olayın özelliğine göre hakim takdir eder. Yargıtay kararlarında evlilik birliğini sarsan bazı tipik davranışlar şu şekilde kabul edilmiştir:
- Eşe fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddet uygulamak
- Eşin ailesine hakaret etmek, onları eve kabul etmemek
- Güven sarsıcı davranışlarda bulunmak (yalan söylemek, sürekli gizemli hareket etmek)
- Evlilik birliğinden doğan sorumlulukları (maddi destek, ev işleri, çocukların bakımı) ihmal etmek
- Eşi başkalarının yanında aşağılamak veya hor görmek
Bu davalarda en kritik unsur kusur araştırmasıdır. Davayı açan taraf, davalı eşin kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Eğer davacı tamamen kusurluysa veya davalının hiçbir kusuru kanıtlanamamışsa, dava reddedilir. Davalının az da olsa kusurunun bulunması, boşanma kararı verilebilmesi için yeterlidir.
Fiili Ayrılık Sebebiyle Boşanma (TMK m. 166/4)
Daha önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmiş olmasına rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebi üzerine hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Burada artık kusur araştırması yapılmaz; 3 yıllık fiili ayrılık ve ortak hayatın kurulamamış olması boşanma kararı için yegane sebeptir.
Mutlak ve Nisbi Boşanma Sebepleri Arasındaki Farklar Nelerdir?
Dava açarken stratejik kararlar vermemizi sağlayan en önemli ayrım, mutlak ve nisbi boşanma sebepleri arasındaki farktır. Bu ayrım, ispat yükünü ve davanın kazanılma ihtimalini doğrudan belirler.
Nisbi Boşanma Sebebi: Sadece olayın varlığının ispatlanmasının yetmediği, aynı zamanda bu olayın ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirdiğinin de kanıtlanması gereken sebeplerdir. Suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin sarsılması nisbi sebeplerdir.
Bu iki grup arasındaki farkları net bir şekilde görebilmek için aşağıdaki karşılaştırma tablosunu inceleyebilirsiniz:
| Değerlendirme Kriteri | Mutlak Boşanma Sebepleri | Nisbi Boşanma Sebepleri |
|---|---|---|
| Hakimin Takdir Yetkisi | Dar sınırlar içindedir. Olayın varlığı kanıtlanırsa boşanmaya karar verilir. | Geniş takdir yetkisi vardır. Çekilmezlik unsurunu hakim değerlendirir. |
| Çekilmezlik Şartı | Aranmaz. Olayın kendisi zaten çekilmezlik yaratmış kabul edilir. | Aranır. Olayın ortak hayatı katlanılmaz kıldığı ispatlanmalıdır. |
| İspat Yükü | Sadece iddia edilen eylemin (örn. zina veya terk) ispatlanması yeterlidir. | Hem eylemin hem de bu eylem yüzünden evliliğin bittiğinin ispatı gerekir. |
| Kanuni Dayanaklar | TMK m. 161 (Zina), m. 162 (Hayata Kast), m. 164 (Terk). | TMK m. 163 (Suç/Haysiyetsiz Yaşam), m. 165 (Akıl Hastalığı), m. 166 (Sarsılma). |
Hangi Boşanma Sebebine Dayanmak Davacı İçin Daha Avantajlıdır?
Yıllar boyunca edindiğim tecrübelere dayanarak söyleyebilirim ki, davanın sadece tek bir sebebe dayandırılarak açılması her zaman risk taşır. Özellikle zina gibi ispatı son derece güç olan özel sebeplere dayanırken çok dikkatli olunmalıdır. Eğer zinanın varlığına dair elinizde kesin otel kayıtları veya net deliller yoksa, davanın reddedilme ihtimali yüksektir.
Bu aşamada en sağlıklı yöntem, davayı terditli (kademeli) olarak açmaktır. Terditli davada mahkemeye şu şekilde başvurulur:
Özel sebeplere dayanmanın en büyük avantajı, tazminat ve mal paylaşımı davalarındaki etkisidir. Örneğin, zina veya hayata kast sebebiyle boşanma kararı verilmesi halinde, hakim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının (mal paylaşımındaki hakkının) azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Bu, genel boşanma davasında elde edilemeyecek çok büyük bir ekonomik haktır.
Boşanma Davalarında İspat Kuralları ve Deliller Nasıl Sunulmalıdır?
Boşanma davalarında “iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür” kuralı geçerlidir. Sunduğunuz her iddianın altını hukuken geçerli delillerle doldurmanız gerekir. Ancak burada en kritik sınır hukuka uygun delil sınırıdır. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, mahkeme tarafından hükme esas alınmadığı gibi, hakkınızda ceza davası açılmasına da yol açabilir.
Mahkemede kullanabileceğiniz yasal deliller şunlardır:
- Mahkeme kanalıyla celp edilecek HTS (arama ve mesajlaşma sıklığı) kayıtları (içerik dökümü yapılmaz, sadece kiminle ne zaman görüşüldüğü görünür)
- Otel giriş çıkış kayıtları, uçuş bilgileri
- Sosyal medya platformlarında (Instagram, Facebook vb.) kamuya açık yapılan paylaşımlar
- Görgü tanıklarının (akrabalar, komşular, arkadaşlar) mahkeme huzurundaki beyanları
- Banka hesap hareketleri, kredi kartı harcama detayları
Delillerin toplanması ve mahkemeye sunulması aşamasında yapılacak teknik hatalar telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren deneyimli bir boşanma avukatı ile birlikte hareket etmek, delillerin hukuka uygun şekilde tasnif edilip sunulması açısından büyük önem taşımaktadır.
Örnek Terditli Boşanma Davası Dilekçe Taslağı
Aşağıda, hem zina (özel sebep) hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması (genel sebep) iddialarını barındıran örnek bir terditli boşanma davası dilekçe taslağı yer almaktadır. Bu taslak genel bir bilgilendirme amacı taşımakta olup, her somut olayın özelliklerine göre yeniden kaleme alınmalıdır.
DAVACI: [Adınız Soyadınız] – [T.C. Kimlik Numaranız]
VEKİLİ: [Varsa Avukatınızın Bilgileri]
DAVALI: [Eşinizin Adı Soyadı] – [T.C. Kimlik Numaranız]
KONU: Öncelikli olarak TMK m. 161 uyarınca ZİNA sebebiyle, bu talebimizin kabul görmemesi halinde kademeli olarak TMK m. 166/1 uyarınca EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI sebebiyle boşanma, maddi-manevi tazminat, velayet ve nafaka taleplerimizin sunulması hakkındadır.
AÇIKLAMALAR:
1- Müvekkil ile davalı taraf 2018 yılında evlenmiş olup, bu evlilikten ortak bir çocukları bulunmaktadır. Evlilik birliği, davalı tarafın ağır kusurlu eylemleri neticesinde çekilmez hale gelmiştir.
2- Davalı taraf, evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket etmiş ve üçüncü bir şahısla evlilik dışı ilişki yaşamıştır. Davalının zinası, ekte sunduğumuz otel kayıtları ve yazışmalarla sabittir. (Bu alanda somut olay, tarih vermeden net ifadelerle açıklanmalıdır).
3- Davalının bu eylemleri müvekkilin kişilik haklarına ağır saldırı niteliğinde olup, ortak hayatın devamını imkansız kılmıştır. Zina sebebiyle boşanma talebimizin kabulü gerekmektedir. Ancak mahkemeniz aksi kanaatte olursa, davalının güven sarsıcı davranışları evlilik birliğini temelinden sarsmış olduğundan, kademeli olarak TMK 166 uyarınca boşanma kararı verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 161, 162, 166, HMK ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Aile nüfus kayıt tablosu, tanık beyanları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları, HTS kayıtları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Öncelikle davanın TMK m. 161 uyarınca ZİNA sebebiyle kabulü ile tarafların boşanmalarına,
2- Boşanma talebimizin bu maddeden kabul edilmemesi halinde, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle kabulü ile boşanmalarına,
3- Ortak çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine,
4- Müvekkil lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
Tarih: [Güncel Yıl]
Davacı Vekili
(İmza)
Boşanma davalarında hukuki sürecin doğru yönetilmesi, geleceğinizi doğrudan şekillendirir. Haklıyken haksız duruma düşmemek, usul hataları nedeniyle yıllarca sürecek hak kayıpları yaşamamak adına, davanızı açmadan önce mutlaka profesyonel bir hukuki destek almanızı tavsiye ederim. Her evliliğin dinamikleri ve her dosyanın içeriği kendine özgüdür; bu nedenle kalıp dilekçelerle değil, davanıza özel üretilecek stratejilerle yola çıkmak en sağlıklı sonucu verecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Özel boşanma sebepleri ile genel boşanma sebepleri arasındaki temel fark nedir?
Özel boşanma sebepleri kanunda zina, terk, hayata kast gibi isimleri tek tek sayılmış somut durumlardır ve ispatlandıklarında hakimin boşanma kararı vermesi kolaylaşır. Genel boşanma sebepleri ise evlilik birliğinin sarsılması gibi sınırları önceden çizilmemiş, eşlerin geçimsizliğine dayanan durumlardır.
Zina sebebiyle boşanma davası açmak için ne kadar sürem var?
Zina eylemini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay ve her halükarda zinanın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde dava açmanız gerekir. Bu süreler geçtikten sonra zina sebebine dayanarak dava açılamaz.
Eşimi affedersem zina veya şiddet sebebiyle dava açabilir miyim?
Hayır, eşinizi affettiğiniz takdirde o tarihten önceki zina, hayata kast veya pek kötü davranış olaylarına dayanarak boşanma davası açma hakkınızı hukuken kaybedersiniz.
Sadece sözlü hakaret onur kırıcı davranış sayılır mı?
Evet, eşin gururunu, şerefini ve haysiyetini ağır şekilde zedeleyen, onu toplum önünde küçük düşüren sistematik ve ağır sözlü hakaretler TMK m. 162 kapsamında onur kırıcı davranış sayılabilir.
Eşin suç işlemesi tek başına boşanma sebebi midir?
Hayır, sadece suç işlenmesi yetmez. İşlenen suçun ‘küçük düşürücü’ nitelikte olması ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesi gerekir.
Terk sebebiyle boşanma davası açmanın şartları nelerdir?
Eşin ortak konutu terk etmesinin üzerinden en az 4 ay geçmeli, ardından noter veya mahkeme aracılığıyla usulüne uygun 2 aylık dön ihtarı gönderilmeli ve bu sürede de eş eve dönmemiş olmalıdır.
Terk ihtarı gönderirken nelere dikkat edilmelidir?
İhtarı gönderen eşin samimi olması, dönülmesi istenen evin adresini ve anahtarın nerede olduğunu net belirtmesi, terk eden eşe eve dönebilmesi için gerekli yol masraflarını peşin olarak göndermesi şarttır.
Akıl hastalığı olan her eşten boşanmak mümkün müdür?
Hayır, sadece akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve bu durumun ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi şartıyla boşanma davası açılabilir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında kusur neden önemlidir?
Bu davalarda boşanma kararı verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olması gerekir. Tamamen kusurlu olan eşin açtığı dava, diğer eşin haklı itirazı halinde mahkemece reddedilir.
Fiili ayrılık sebebiyle boşanma davası ne zaman açılabilir?
Daha önce açılan bir boşanma davasının reddedilip kesinleşmesinden itibaren 3 yıl boyunca eşler ortak hayatı yeniden kuramamışsa, taraflardan birinin talebiyle doğrudan boşanma kararı verilir.
Mutlak boşanma sebepleri nelerdir?
Zina, hayata kast ve terk mutlak boşanma sebepleridir. Bu olayların varlığı ispatlandığı an hakim, evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmadan boşanmaya karar vermek zorundadır.
Eşimin telefonundaki mesajları gizlice kopyalarsam mahkemede delil olur mu?
Yargıtay’ın bazı istisnai kararları bulunmakla birlikte, eşin telefonuna gizlice casus yazılım yükleyerek veya zorla telefonunu alarak elde edilen veriler hukuka aykırı delil sayılabilir ve ceza davasına konu olabilir.
Terditli boşanma davası ne demektir?
Davacının mahkemeden öncelikli olarak bir sebebi (örneğin zina), bunun kabul edilmemesi ihtimaline binaen kademeli olarak ikinci bir sebebi (örneğin evlilik birliğinin sarsılmasını) talep ettiği dava türüdür.
Özel boşanma sebebine dayanmanın mal paylaşımına etkisi var mıdır?
Evet, özellikle zina veya hayata kast nedeniyle boşanma kararı verilmesi halinde, hakim kusurlu eşin mal paylaşımındaki artık değer pay oranının azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir.
Boşanma davasında şahit göstermek zorunlu mudur?
Zorunlu olmamakla birlikte, özellikle genel boşanma sebeplerinde evlilik birliğinin sarsıldığını ve olayların çekilmez boyutlara ulaştığını ispat etmek için tanık (şahit) beyanları en önemli delillerden biridir.