Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir? Protokol ve Duruşma Rehberi

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir? Protokol ve Duruşma Rehberi

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için eşlerin en az bir yıldır evli olması, mahkemeye ortak bir protokol sunması ve hâkim huzurunda boşanma iradelerini bizzat beyan etmesi şarttır. Maddi unsurlardan velayete kadar tüm detayların titizlikle düzenlendiği bir protokol, gelecekte yaşanabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçer.

Evlilik birliğini hukuki olarak sonlandırmak, eşler için yalnızca duygusal bir eşik değil, aynı zamanda hayatlarının geri kalanını şekillendirecek çok önemli bir mali ve hukuki süreçtir. Yıllar içinde edindiğim mesleki tecrübeler, bana boşanma kararı alan çiftlerin en çok tercih ettiği yöntemin anlaşmalı boşanma olduğunu göstermiştir. Bu süreç, tarafların yıpranmasını önlemesi ve süreci hızlandırması açısından büyük bir avantaja sahiptir. Ancak bu avantajdan yararlanabilmek, kanunun öngördüğü katı şartların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine bağlıdır.

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu bünyesinde özel olarak düzenlenmiş ve sınırları çizilmiş bir usuldür. Sürecin hızlı ilerlemesi, onun basite alınabileceği anlamına gelmez. Aksine, tek bir duruşmada tamamlanan bu davaların arka planında, gelecekteki hak kayıplarını önleyecek çok ciddi bir hazırlık aşaması yatar. Bu rehberde, 2026 yılı güncel aile mahkemesi uygulamalarını ve Yargıtay kararlarını esas alarak, anlaşmalı boşanmanın tüm hukuki ve pratik boyutlarını ele alacağız.

ℹ️Bilgi
Anlaşmalı boşanma davası, tarafların üzerinde mutabık kaldığı bir protokolün mahkemeye sunulması ve hâkimin bu protokolü onaylamasıyla sonuçlanan, çekişmeli davalara kıyasla oldukça kısa süren bir yargılama usulüdür.

Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Hangi Kanuni Temele Dayanır?

Türk hukuk sisteminde boşanma sebepleri genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanan ve kanun koyucu tarafından tarafların iradelerine üstünlük tanınan özel bir yargılama biçimidir. Kanun, eşlerin boşanmanın tüm mali ve hukuki sonuçları üzerinde tam bir uzlaşıya varmış olmalarını, evlilik birliğinin sarsıldığının karinesi olarak kabul eder. Yani, şartlar sağlandığında hâkim, tarafların kusur durumunu araştırmadan boşanma kararı vermekle yükümlüdür.

Uygulamada en sık karşılaştığım yanılgılardan biri, anlaşmalı boşanmanın sadece “boşanmak istiyoruz” demekle tamamlanacağının sanılmasıdır. Kanun koyucu, bireylerin fevri kararlarla aile kurumunu sonlandırmasını engellemek amacıyla, bu davanın açılabilmesini son derece net ve esnetilemez şartlara bağlamıştır. Bu şartların bir tanesinin bile eksik olması durumunda, davanın usulden reddedilmesi veya çekişmeli davaya dönüşmesi kaçınılmaz hale gelir.

Anlaşmalı Boşanmanın En Temel Şartı Olan Bir Yıllık Evlilik Süresi Nasıl Hesaplanır?

Kanunun aradığı ilk ve en katı şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bu süre, kamu düzenine ilişkin olup mahkeme hâkimi tarafından resen, yani kendiliğinden gözetilir. Taraflar ne kadar istekli olursa olsun, bir yıllık süre dolmadan anlaşmalı boşanma davası açılması ve bu usulle karar verilmesi hukuken mümkün değildir.

Bir Yıllık Süre Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Davası Açılabilir mi?

Hayatın olağan akışı içinde bazen evliliğin ilk aylarında katlanılamaz geçimsizlikler ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda çiftler haklı olarak hızlıca boşanmak isterler. Ancak evlilik tarihi üzerinden henüz bir yıl geçmemişse, doğrudan anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Eğer dava açılırsa, hâkim sürenin dolmadığını tespit ettiği an davayı usul yönünden reddedecektir.

Peki, bu durumda olan çiftler bir yılın dolmasını beklemek zorunda mıdır? Elbette hayır. Pratikte uyguladığımız yöntem, davanın çekişmeli olarak açılması ve tarafların göstereceği tanık beyanlarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatlanmasıdır. Çekişmeli olarak açılan dava, tarafların iddiaları çekişmeli kılmaması ve usul işlemlerinin hızlıca tamamlanmasıyla yine nispeten kısa bir sürede sonuçlandırılabilir. Ancak bu durum, teknik bir süreç yönetimi gerektirir.

Evlilik Süresinin Hesaplanmasında Resmi Nikah Tarihi mi Esas Alınır?

Evlilik süresinin başlangıcı, belediye evlendirme memuru huzurunda kıyılan resmi nikah tarihidir. Dini törenler, nişanlılık dönemi veya tarafların nikah öncesinde fiilen birlikte yaşamaya başladıkları tarihler bu sürenin hesaplanmasında kesinlikle dikkate alınmaz. Sürenin bittiği tarih ise davanın açıldığı gündür. Örneğin, resmi nikahı 15 Ağustos 2025 tarihinde kıyılmış bir çift, en erken 16 Ağustos 2026 tarihinde anlaşmalı boşanma davası açabilir.

⚠️Dikkat
Davanın açıldığı tarihte bir yıllık süre dolmamışsa, yargılama sırasında bu sürenin dolması davanın kabul edilmesini sağlamaz. Hâkim, davanın açıldığı andaki şartlara göre karar verir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır ve Hangi Maddeleri İçermelidir?

Anlaşmalı boşanma sürecinin omurgasını, tarafların üzerinde anlaştığı şartları içeren “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” oluşturur. Bu belge, sadece boşanma davası süresince değil, boşanma kararı kesinleştikten sonraki on yıllar boyunca da tarafları bağlayacak olan yasal bir sözleşmedir. Kariyerimin geçmiş dönemlerinde bankacılık ve holding düzeyinde yürüttüğüm hukuk müşavirliği görevleri, bana sözleşmelerde netlik ve belgelendirilebilirliğin hayati önem taşıdığını öğretti. Bu bakış açısı, boşanma protokolleri için de birebir geçerlidir.

Uygulamada sıklıkla internetten indirilen matbu taslaklarla doldurulan protokollerin, ilerleyen yıllarda tarafları nasıl büyük çıkmazlara sürüklediğini ve yeni davalara yol açtığını bizzat gözlemliyorum. Protokolde yer alan her bir kelimenin, gelecekte bir icra takibine veya yorum farkından doğan bir uyuşmazlığa konu olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, hazırlık aşamasında anlaşmalı boşanma protokolünde dikkat etmeniz gerekenler hususuna azami özen gösterilmelidir.

Protokolde Maddi ve Manevi Tazminat Hükümleri Nasıl Düzenlenmelidir?

Eşler, boşanma nedeniyle uğrayacakları mevcut veya beklenen menfaat kayıpları ile kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylemler nedeniyle birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep edebilirler. Protokolde bu taleplerin net bir şekilde karara bağlanması gerekir:

  • Tazminat ödenecekse, bunun miktarı, ödeme şekli (peşin mi, taksitle mi) ve hangi tarihlerde ödeneceği hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalıdır.
  • Eğer taksitli ödeme öngörülüyorsa, taksitlerin aksaması durumunda muacceliyet (kalan tüm borcun bir anda ödenebilir hale gelmesi) şartı veya gecikme faizi gibi koruyucu hükümler eklenmelidir.
  • Taraflar birbirlerinden tazminat talep etmiyorlarsa, protokolde açıkça “tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak maddi ve manevi tazminat talebi bulunmadığı ve bu haktan feragat ettikleri” belirtilmelidir. Aksi takdirde, boşanma kesinleştikten sonra bu taleplerle yeni bir dava açılması riski doğabilir.

Nafaka Türleri ve Ödeme Şartları Protokole Nasıl Yazılmalıdır?

Anlaşmalı boşanmada iki temel nafaka türü gündeme gelir: Eş için yoksulluk nafakası ve müşterek çocuk için iştirak nafakası. Bu nafakaların miktarları, ödeme periyotları ve her yıl yapılacak artış oranları protokolde açıkça belirlenmelidir.

Özellikle enflasyonist ortamlarda, nafakanın gelecekteki değerini koruyabilmesi için artış oranının net bir kritere bağlanması şarttır. Örneğin, “Nafaka her yıl ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır” veya “yıllık yüzde otuz oranında artırılacaktır” gibi somut ibareler kullanılmalıdır. Ucu açık veya belirsiz ifadeler, ilerleyen yıllarda tarafları yeniden mahkeme kapılarına götürür.

Şirket Hisseleri ve Banka Hesaplarındaki Birikimler Nasıl Paylaşılır?

Holding ve ticaret hukuku kökenli bir bakış açısıyla belirtmeliyim ki, mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi) anlaşmalı boşanmanın en karmaşık ve en çok hata yapılan alanıdır. Sadece tapulu gayrimenkullerin veya tescilli araçların paylaşımıyla yetinmek büyük bir eksikliktir. Eşlerin evlilik birliği içinde edindiği banka hesaplarındaki nakit paralar, fonlar, kripto varlıklar ve en önemlisi şirket ortaklık payları (limited veya anonim şirket hisseleri) titizlikle ele alınmalıdır.

Banka hesaplarındaki paraların paylaşımında, banka adı, şube kodu ve hesap numarası (IBAN) belirtilerek, hangi hesaptaki bakiyenin ne kadarının kime aktarılacağı net bir şekilde yazılmalıdır. Şirket hisselerinde ise, hisse devrinin ticaret sicilinde tescil edilmesine yönelik taahhütler ve hissenin nominal değeri ile gerçek piyasa değeri arasındaki dengeler gözetilerek formüller üretilmelidir. Hisselerin devri esnasında doğacak vergi ve harç yükümlülüklerinin hangi tarafça karşılanacağı da protokolde açıkça kararlaştırılmalıdır.

Mal Varlığı Türü Protokolde Olması Gereken Detaylar Sık Yapılan Kritik Hatalar
Gayrimenkul (Konut/Arsa) İl, ilçe, ada, parsel, bağımsız bölüm numarası ve tapu devir süresi. Sadece “ev davacıya bırakılacaktır” yazılması (tapu dairesinde işlem yapılamaz).
Banka Hesapları Banka adı, IBAN numarası, paylaşılacak tutar ve transfer tarihi. Hesap detayları verilmeden “bankadaki paralar paylaşılacaktır” denmesi.
Şirket Hisseleri Şirketin unvanı, hisse oranı, devir yöntemi ve tescil yükümlülüğü. Şirketin gelecekteki kâr payı ve ortaklık haklarının göz ardı edilmesi.

Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Kurulması Protokolde Nasıl Yer Almalıdır?

Boşanma sürecinde en çok korunması gereken özne şüphesiz çocuklardır. Hukukumuzda çocuklarla ilgili tüm düzenlemelerde “çocuğun üstün yararı” ilkesi esastır. Hâkim, taraflar anlaşmış olsa bile, çocukların geleceğini tehlikeye atacak bir düzenlemeyi onaylamaz.

Protokolde çocukların velayetinin hangi anneye mi yoksa babaya mı verileceği net bir şekilde yazılmalıdır. Son yıllarda Yargıtay uygulamalarında yer bulan ortak velayet modeli de tarafların istemesi ve hâkimin uygun bulması halinde kararlaştırılabilir. Velayeti almayan taraf ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkinin (görüşme günleri, bayramlar, sömestr ve yaz tatilleri) gün ve saat belirtilerek çok detaylı bir şekilde takvime bağlanması gerekir. Kişisel ilişkinin belirsiz bırakılması, ilerleyen dönemlerde taraflar arasında ciddi velayet uyuşmazlıklarına ve çocuğun psikolojik olarak yıpranmasına yol açar.

Bu aşamada tarafların haklarını ve çocukların geleceğini güvence altına alabilmesi için uzman bir İstanbul boşanma avukatı ile çalışması, sürecin sağlıklı ve eksiksiz bir şekilde tamamlanmasını sağlayacaktır.

Eşlerin Duruşmaya Bizzat Katılma Zorunluluğu Neden İhmal Edilemez?

Anlaşmalı boşanma davalarının en karakteristik ve vazgeçilemez özelliklerinden biri, eşlerin duruşmada bizzat hazır bulunma zorunluluğudur. Hukukumuzda birçok dava türü sadece vekiller (avukatlar) aracılığıyla takip edilebilirken, anlaşmalı boşanmada bu durum mümkün değildir.

Duruşmada Hâkim Taraflara Hangi Soruları Yöneltir?

Hâkimin tarafları bizzat dinlemesindeki temel amaç, boşanma ve protokol şartları konusundaki iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığını denetlemektir. Hâkim, tarafların herhangi bir baskı, tehdit veya korkutma altında olup olmadığını anlamak ister. Duruşmada genellikle şu sorular yöneltilir:

  • Boşanma kararınız kendi özgür iradenizle mi alındı?
  • Mahkemeye sunulan protokol altındaki imzalar size mi ait?
  • Protokolde yazılı olan tüm şartları (velayet, nafaka, tazminat vb.) aynen kabul ediyor musunuz?

Eşlerden birinin duruşmaya katılmaması veya katılmasına rağmen hâkim huzurunda boşanma iradesini ya da protokol şartlarını onaylamadığını beyan etmesi halinde, dava anlaşmalı olarak sonuçlandırılamaz. Bu durumda mahkeme, davayı çekişmeli boşanma davası usulüne göre yürütmek üzere taraflara süre verir.

Vekil Aracılığıyla Yürütülen Süreçte Tarafların Rolü Nedir?

Tarafların avukat tutmuş olmaları, duruşmaya katılma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Avukat, dava dilekçesinin hazırlanması, protokolün hukuka uygun biçimde kaleme alınması, duruşma gününün hızlıca alınması ve kararın kesinleştirilmesi gibi usuli işlemleri yönetir. Ancak duruşma salonunda hâkimin karşısında eşlerin bizzat bulunması yasal bir zorunluluktur.

Hâkimin Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Müdahale Yetkisi Hangi Sınırları Kapsar?

Anlaşmalı boşanmada hâkim, tarafların sunduğu protokolü aynen onaylamak zorunda değildir. Kanun, hâkime özellikle çocuklar ve kamu düzenini ilgilendiren hususlarda protokole müdahale etme yetkisi vermiştir. Hâkim, çocukların velayeti, iştirak nafakası veya kişisel ilişki tesisine ilişkin maddeleri çocuğun üstün yararına aykırı bulursa, bu maddelerin değiştirilmesini talep edebilir.

Örneğin, çocuğun yaşının çok küçük olmasına rağmen babayla çok uzun süreli yatılı kişisel ilişki kurulması veya iştirak nafakasının çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamayacak kadar sembolik bir rakam olarak belirlenmesi durumunda hâkim müdahale edecektir. Hâkim, taraflara bu maddelerin nasıl düzeltilmesi gerektiği konusunda önerilerde bulunur. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse, dava yeni şekliyle karara bağlanır. Değişiklikler kabul edilmezse, dava yine anlaşmalı boşanma vasfını yitirir ve çekişmeliye döner.

Adım Adım Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır ve Takip Edilir?

Anlaşmalı boşanma davasının açılması ve sonuçlandırılması, belirli usul basamaklarının sırasıyla takip edilmesini gerektirir. Sürecin her aşaması, usul hukuku kurallarına tabidir.

1
Dilekçe ve Protokolün Hazırlanması: İlk olarak, tarafların boşanma iradelerini içeren ortak dava dilekçesi ile ıslak imzalı anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanır.
2
Davanın Açılması ve Harçların Ödenmesi: Hazırlanan evraklar, yetkili Aile Mahkemesine (tevszi bürosuna) sunulur. Gerekli harç ve gider avansı vezneye yatırılarak dava açılış işlemi tamamlanır.
3
Duruşma Gününün Alınması: Mahkeme veznesine yatırılan gider avansı kullanılarak taraflara duruşma gününü bildiren tebligat çıkarılır. Uygulamada, tarafların veya vekillerinin talebi üzerine mahkemenin iş yoğunluğuna göre makul bir güne duruşma tarihi verilir.
4
Duruşmaya Katılım ve Karar: Belirlenen gün ve saatte taraflar mahkeme salonunda hazır bulunur. Hâkim huzurunda sözlü beyanlar alınır ve boşanma kararı verilir.
5
Gerekçeli Kararın Yazılması ve Kesinleştirme: Duruşmadan sonra mahkeme gerekçeli kararı yazar. Bu kararın taraflara tebliğ edilmesi ve yasal kanun yolu (istinaf) sürelerinin geçmesi veya tarafların bu haktan feragat etmesiyle karar kesinleşir. Karar kesinleşmeden resmi olarak boşanma gerçekleşmiş sayılmaz.

Sürecin ne kadar süreceği, başvurulan adliyenin iş yoğunluğuna ve usul işlemlerinin ne kadar titiz yürütüldüğüne bağlıdır. Bu konuda detaylı bilgi edinmek için anlaşmalı boşanma ne kadar sürer başlıklı incelememizi gözden geçirebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Adliyede Açılmalıdır?

Kanunen boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya boşanma davasının açılmasından önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak anlaşmalı boşanma davalarında yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olmadığından, taraflar karşılıklı olarak anlaştıkları takdirde Türkiye’nin herhangi bir yerindeki adliyede de davayı açabilirler. Yetki itirazında bulunulmadığı sürece, davanın açıldığı mahkeme davaya bakmaya yetkilidir.

Dava Açıldıktan Sonra Kararın Kesinleşme Süreci Nasıl İşler?

Duruşmada hâkimin “boşanmanıza karar verildi” demesiyle süreç hukuken bitmez. En sık yapılan hatalardan biri, duruşmadan çıkan çiftlerin kendilerini derhal boşanmış saymalarıdır. Duruşma sonrasında mahkeme kalemi tarafından gerekçeli karar yazılır. Bu karar taraflara tebliğ edilir. Tebliğden itibaren iki haftalık istinaf süresi başlar. Eğer taraflar bu süreyi beklemek istemiyorlarsa, mahkemeye ortak bir “kanun yolundan feragat dilekçesi” sunarak kararı aynı gün kesinleştirebilirler. Karar kesinleştikten sonra mahkeme, durumu ilgili nüfus müdürlüğüne elektronik ortamda bildirir ve tarafların nüfus kayıtları güncellenir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Taslağı ve Örneği

Aşağıda, anlaşmalı boşanma davalarında kullanılmak üzere hazırlanmış, genel hatları içeren ve fikir vermesi amacıyla sunulan standart bir protokol taslağı yer almaktadır. Her evliliğin dinamikleri, mali yapısı ve çocukların ihtiyaçları farklı olduğundan, bu taslağın doğrudan kopyalanarak kullanılmasının hak kayıplarına yol açabileceği, mutlaka kişiselleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

📋Örnek

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

TARAFLAR:

1. DAVACI: [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]

2. DAVALI: [Adı Soyadı, T.C. Kimlik No, Adres]

KONU: Evlilik birliğinin anlaşmalı olarak sonlandırılması ile tarafların boşanmanın mali ve hukuki sonuçları üzerindeki mutabakat beyanlarıdır.

PROTOKOL MADDELERİ:

1. BOŞANMA HUSUSU: Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul ederek karşılıklı rıza ile boşanmayı kabul etmişlerdir.

2. VELAYET VE KİŞİSEL İLİŞKİ: Tarafların müşterek çocuğu [Çocuğun Adı Soyadı, Doğum Tarihi]’nin velayeti anneye [veya babaya] verilecektir. Velayeti kendisine verilmeyen taraf ile müşterek çocuk arasında her ayın 1. ve 3. hafta sonları Cumartesi sabah saat 09:00’dan Pazar akşam saat 18:00’e kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki tesis edilecektir. Ayrıca dini ve milli bayramların ikinci günleri ile sömestr tatilinin ilk haftası kişisel ilişki kurulacaktır.

3. İŞTİRAK NAFAKASI: Velayeti kendisine verilmeyen taraf, müşterek çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderlerine katkı sağlamak amacıyla her ay [Rakamla ve Yazıyla] TL iştirak nafakasını her ayın en geç 5. gününde diğer tarafın [Banka Adı, IBAN No] numaralı hesabına yatıracaktır. Bu nafaka miktarı, her yıl düzenli olarak yıllık TÜİK tarafından açıklanan ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır.

4. YOKSULLUK NAFAKASI VE TAZMİNAT: Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır. Taraflar bu husustaki haklarından gayrikabili rücu olmak üzere feragat etmişlerdir.

5. MAL REJİMİNİN TASFİYESİ: Taraflar, evlilik birliği içinde edinilen tüm menkul ve gayrimenkul malların paylaşımı konusunda tam bir mutabakata varmışlardır. [Gayrimenkulün tapu bilgileri veya araç plaka bilgileri yazılarak kime bırakılacağı detaylandırılacaktır]. Tarafların bunun dışında birbirlerinden katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı adı altında hiçbir mal rejiminden kaynaklı alacak talebi bulunmamaktadır.

6. YARGILAMA GİDERLERİ: Taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceklerini, her tarafın kendi yaptığı masrafları üstleneceğini kabul etmişlerdir.

Altı maddeden ibaret işbu protokol, tarafların özgür iradeleriyle [Tarih] tarihinde imza altına alınarak Aile Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilmiştir.

DAVACI [İmza]                                 DAVALI [İmza]

Anlaşmalı boşanma davaları, her ne kadar çekişmeli davalara kıyasla daha pratik görünse de, içerisinde barındırdığı hukuki riskler bakımından son derece hassastır. Protokoldeki ufacık bir kelime hatası veya eksik bırakılan bir bakiye paylaşımı, gelecekte telafisi imkansız zararlara yol açabilir. Bu nedenle, sürecin başından kararın kesinleştiği ana kadar, alanında uzman bir hukukçunun desteğini almak, sakin ve güvenli bir yeni başlangıç yapmanın en sağlam teminatıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davası tek celsede biter mi?

Evet, kanuni şartlar eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğinde ve her iki taraf da duruşmada hazır bulunarak boşanma iradelerini onayladığında, anlaşmalı boşanma davası genellikle ilk duruşmada (tek celsede) karara bağlanır.

Eşlerden biri duruşmaya katılmazsa ne olur?

Anlaşmalı boşanma davasında tarafların bizzat hâkim huzurunda beyanda bulunması zorunludur. Eşlerden biri duruşmaya gelmezse, mahkeme davayı anlaşmalı olarak sonuçlandıramaz ve dava çekişmeli usule döner.

Bir yıllık evlilik şartı hiçbir şekilde esnetilemez mi?

Türk Medeni Kanunu m. 166/3 uyarınca aranan bir yıllık süre kamu düzenine ilişkindir ve kesinlikle esnetilemez. Süre dolmadan anlaşmalı boşanma kararı verilmesi hukuken mümkün değildir.

Evlilik süresi dolmadan nasıl hızlı boşanabiliriz?

Evlilik bir yılı doldurmadıysa dava çekişmeli olarak açılmalıdır. Ancak taraflar iddialarını çekişmeli kılmayıp tanık ve delillerini hızlıca sunarsa, dava yine görece kısa bir sürede karara bağlanabilir.

Protokolde nafaka istemediğimi belirttim, sonradan talep edebilir miyim?

Anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça nafaka hakkından feragat eden eş, boşanma kararı kesinleştikten sonra tekrar yoksulluk nafakası talep edemez. Bu nedenle bu maddeler yazılırken çok dikkatli olunmalıdır.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı yapmak zorunlu mudur?

Evet, anlaşmalı boşanma kararının verilebilmesi için tarafların boşanmanın mali sonuçları (mal paylaşımı dahil) üzerinde tam bir uzlaşmaya varmış olmaları ve bunu protokolde somutlaştırmış olmaları şarttır.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürede sonuçlanır?

Davanın açılmasından duruşma gününün verilmesine kadar geçen süre mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, genellikle 1 ila 3 ay arasında süreç tamamlanmaktadır.

Hâkim çocukların velayeti konusundaki anlaşmamızı değiştirebilir mi?

Evet, hâkim çocukların üstün yararını korumakla yükümlüdür. Eğer anne ve babanın velayet konusundaki anlaşması çocuğun fiziksel veya ruhsal gelişimine zarar verecek nitelikteyse, hâkim bu hükmün değiştirilmesini isteyebilir.

Anlaşmalı boşanma davası nerede açılmalıdır?

Kanunen yetkili yer eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak anlaşmalı boşanmada yetki itirazı yapılmayacağı için taraflar ortak kararla diledikleri adliyede davayı açabilirler.

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları duruşmaya gelmeden boşanabilir mi?

Hayır, yurt dışında yaşansa dahi anlaşmalı boşanma için tarafların duruşma günü mahkemede bizzat hazır bulunması yasal zorunluluktur. Konsolosluktan verilen vekaletle avukatın tek başına duruşmaya girmesi yetmez.

Anlaşmalı boşanma protokolü imzalandıktan sonra taraflardan biri vazgeçebilir mi?

Evet, duruşma esnasında hâkim hüküm kurana kadar taraflardan her biri anlaşmalı boşanma iradesinden ve protokoldeki taahhütlerinden vazgeçme hakkına sahiptir.

Karar duruşmasından sonra nüfus kaydı ne zaman güncellenir?

Duruşmadan sonra gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliğ edilmesi ve kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme şerhi yazıldıktan sonra mahkeme nüfus müdürlüğüne bildirim yapar ve kayıtlar birkaç gün içinde güncellenir.

Protokolde belirtilen mal devirleri ne zaman yapılmalıdır?

Protokolde kararlaştırılan tapu veya araç devirleri genellikle boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki belirli bir süre içinde (örneğin 15 gün içinde) gerçekleştirilir. Bu sürelerin protokole yazılması zorunludur.

Anlaşmalı boşanmada şahit göstermek gerekir mi?

Hayır, anlaşmalı boşanma davalarında tarafların iradeleri ve sundukları protokol yeterli kabul edildiğinden, çekişmeli davalardaki gibi tanık (şahit) dinletilmesine gerek yoktur.

Ortak velayet anlaşmalı boşanmada talep edilebilir mi?

Evet, Türk hukuk uygulamasında tarafların ortak velayet konusunda tam bir mutabakata varması ve hâkimin de bunu çocuğun yararına uygun bulması halinde ortak velayete hükmedilebilmektedir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.