Boşanma sürecinde kirayı kural olarak sözleşmeye imza atan eş ödemekle yükümlüdür ancak mahkeme tedbir nafakası kapsamında kiranın diğer eşe yüklenmesine karar verebilir. TBK m. 349 uyarınca kiralayana yapılacak ihtarname ile sözleşmeye taraf olmayan eş de kiracı sıfatı kazanır. Ortak aboneliklerin tek taraflı kapatılması kusur sayılırken kiralık kasalar mal rejimi tasfiyesine tabidir.
Boşanma davası açıldığında ortak konutun kirası ve faturaları, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir. Mahkeme, dava süresince barınma ihtiyacını güvenceye almak amacıyla tedbir nafakasına ve kira ödeme yükümlülüğünün hangi eşe ait olacağına karar verir (TMK m. 169). Bu süreçte eşlerin ekonomik güçleri, barınma hakkının kesintiye uğramaması için yargılama sonuna kadar geçici önlemlerle korunur.
Boşanma Sürecinde Kirayı Kim Öder?
Boşanma davası açıldıktan sonra kiralık konutun kirasını, aksi yönde bir mahkeme kararı olmadıkça sözleşmeye imza atan kiracı eş ödemekle yükümlüdür. Ancak aile mahkemesi hâkimi, TMK m. 169 gereğince konutta kalmaya devam eden eş lehine barınma tedbiri alarak kiranın diğer eş tarafından ödenmesine hükmedebilir. Bu durumda sözleşmedeki imza kimin olursa olsun, mahkeme kiranın ödenmesini doğrudan diğer eşin gelirinden kesilerek karşılanmasına karar verebilir.
Pratik uygulamada eşler davanın açılmasıyla birlikte finansal yükümlülüklerden kaçınma eğilimi gösterirler. Sözleşmede adı yazılı olan eşin ‘ben artık bu evde yaşamıyorum’ diyerek kira ödemelerini durdurması, kiralayanın icra takibi başlatmasına yol açar. Bu gibi durumlarda, evde kalan eşin barınma hakkının zedelenmemesi adına ivedilikle aile mahkemesine başvurulmalı ve geçici kira ödeme yükümlülüğü kararı alınmalıdır. Mahkeme, kiranın doğrudan karşı taraftan tahsil edilerek mülk sahibine ödenmesi yönünde ara karar kurabilir.
Boşanma Durumunda Kira Kontratı Nasıl Düzenlenir?
Boşanma durumunda kira kontratı, konutta kalmaya devam edecek eşin kiracı sıfatını kazanması için Türk Borçlar Kanunu m. 349 çerçevesinde noter ihtarı ile yeniden şekillendirilir. Bu ihtarname ile birlikte sözleşmeye taraf olmayan eş, kiralayan kişiye bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı haline gelir ve eski eş müteselsil sorumlu olmaktan kurtulur. Kanunun tanıdığı bu hak, mülk sahibinin onayına veya rızasına tabi kılınmamıştır.
Kira sözleşmesinin boşanma sürecine uyarlanması ve bildirimlerin geçerli olması için şu belgelerin ve şartların varlığı aranır:
- Eşler adına düzenlenmiş resmi evlilik cüzdanı sureti veya nüfus kayıt örneği
- Aile mahkemesinden alınmış olan boşanma davası açıldığına dair tevzi formu veya tensip zaptı
- Kiralayana noter kanalıyla gönderilecek, konutun aile konutu olduğunu ve sözleşmeye taraf olunduğunu belirten yazılı bildirim
- Sözleşmeye dahil olan eşin, gelecekteki borçlardan tek başına sorumlu olacağını teyit eden beyan
Boşanmada Kiralık Evin Durumu ve Aile Konutu Şerhi
Boşanmada kiralık evin durumu, mülkiyet durumundan bağımsız olarak aile konutu koruması altında kalmaya devam eder ve eşlerden biri kiralayanın rızası olmadan sözleşmeyi feshedemez. TMK m. 194 uyarınca kiralık daireye aile konutu şerhi işlenmesi, mülk sahibinin tek taraflı fesih bildirimlerini ve diğer eşin sözleşmeyi iptal etmesini engeller. Bu şerh, tapu müdürlüğünden alınabileceği gibi kiralık konutlar için doğrudan mahkemeden de talep edilebilir.
Kiralık konutlarda aile konutu korumasının nasıl işlediğini anlamak için tarafların yasal konumlarını karşılaştırmak faydalı olacaktır. Aşağıdaki tabloda, sözleşmeyi imzalayan eş ile imzalayanın eşinin boşanma sürecindeki hakları gösterilmektedir.
| Yasal İşlem ve Haklar | Sözleşmeye İmza Atan Eş | Sözleşmeye Taraf Olmayan Eş (Noter Bildirimi Sonrası) |
|---|---|---|
| Kira Sözleşmesini Tek Taraflı Feshetmek | Eşinin açık rızası olmadan feshedemez | Rızası alınmadan yapılan feshin iptalini isteyebilir |
| Mülk Sahibine Karşı Doğrudan Muhataplık | Asli kiracı olarak muhataptır | Müteselsil borçlu ve yasal kiracı olarak muhataptır |
| Kira Bedelinden Doğan Sorumluluk | Tüm borçtan doğrudan sorumludur | Bildirim tarihinden sonraki borçlardan müteselsil sorumludur |
| Aboneliklerin İptal Edilmesi Talebi | Abonelikleri tek taraflı kapatamaz | Kapatılan aboneliklerin açılmasını talep edebilir |
Sözleşmeye taraf olmayan eşin haklarını güvence altına alması, davanın gidişatını da etkiler. Konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için boşanmada ev kime kalır başlıklı çalışmamızı inceleyebilirsiniz.
Boşanmada Kiralık Kasa ve Bankadaki Birikimlerin Paylaşımı
Boşanmada kiralık kasa içerisindeki birikimlerin paylaşımı, kasanın kimin adına açıldığına bakılmaksızın mal rejimi tasfiyesi kurallarına göre gerçekleştirilir. Bankada bulunan kiralık kasadaki altın, döviz ve değerli evraklar, boşanma davası açıldığı tarihteki mevcut durum esas alınarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi tutulur. Eşlerden birinin davadan hemen önce veya dava sırasında kasayı boşaltması, onu sorumluluktan kurtarmaz.
Yargılama aşamasında bankalardan kiralık kasanın açılış tarihi, kasaya yapılan giriş-çıkışların gün ve saat kayıtları (kamera kayıtları ve imza föyleri) celbedilir. Eğer kasa eşlerden yalnızca birinin adına açılmışsa ve içerik boşaltılmışsa, diğer eş bu kasada ortak birikimlerin veya kişisel malların (ziynet eşyalarının) bulunduğunu tanık, fatura ya da fotoğraf gibi her türlü delille ispatlayabilir. Konunun finansal boyutları hakkında ayrıntılı analiz için boşanmada banka hesapları ve birikimler nasıl paylaşılır yazımıza başvurabilirsiniz.
Tedbir Nafakası Kapsamında Kira ve Gider Ödemeleri
Tedbir nafakası kapsamında kira ve gider ödemeleri, mahkemenin ayrı yaşama hakkı kazanan eşin barınma, fatura, aidat ve geçim masraflarını karşılamak amacıyla hükmettiği geçici bir koruma önlemidir. Aile mahkemesi, talep halinde veya resen, kira miktarını doğrudan nafaka borçlusunun ödemesine veya nafaka miktarını kirayı kapsayacak şekilde yüksek belirlemeye karar verebilir. Davanın açılmasıyla birlikte boşanmadan ayrı yaşamak ve eşlerin hakları yasal zemin kazanır.
Geçici tedbirlerin belirlenmesinde tarafların gelir durumu, sosyal yaşam standartları ve çocukların velayetinin kimde olduğu kritik kriterlerdir. Örneğin, çocukların velayeti geçici olarak anneye verilmişse ve anne kiralık evde kalmaya devam ediyorsa, mahkeme kiranın tamamının veya bir kısmının baba tarafından ödenmesine karar verir. Bu ara karar yerine getirilmezse, birikmiş tedbir nafakası borcu gibi icra takibine konu edilebilir. Sürecin işleyişine dair adımları öğrenmek için tedbir nafakası nasıl alınır rehberimizden faydalanabilirsiniz.
Kira Sözleşmesinin Devri ve Eşin Kiracı Sıfatını Kazanması
Kira sözleşmesinin devri ve eşin kiracı sıfatını kazanması, boşanma sürecinde konuttan ayrılan eşin kira borcundan geleceğe yönelik olarak kurtulmasını ve evde kalan eşin yasal güvenceye kavuşmasını sağlar. TBK m. 349 kapsamında yapılan bildirimle, konutta kalmaya karar veren eş sözleşmenin doğrudan tarafı olur ve kiralayan artık bu değişikliği kabul etmek zorundadır. Bu işlem için mülk sahibinin yeni bir sözleşme yapmayı kabul etmesine gerek yoktur.
Sözleşmenin devrinin hukuki sonuçları bildirim noterden kiralayana ulaştığı an başlar. Bildirim öncesinde birikmiş olan kira borçlarından her iki eş de müteselsilen sorumlu iken, bildirim sonrasında evden ayrılan eşin borç sorumluluğu sona erer. Bu yöntem, özellikle fahiş kira artışlarının yaşandığı dönemlerde mevcut kira bedeli üzerinden oturmaya devam etmek isteyen eşler için hayati bir koruma kalkanıdır.
Ortak Abonelikler ve Faturalardan Kaynaklanan Sorumluluk
Ortak abonelikler ve faturalardan kaynaklanan sorumluluk, elektrik, su, doğalgaz ve internet gibi hizmet sözleşmelerini kendi adına açtıran eşin üzerinde kalmaya devam eder. Boşanma davası sürerken aboneliği kendi üzerinde olan eşin hizmeti tek taraflı kapatması, yargılama sürecinde dürüstlük kuralına aykırı ve kusurlu bir davranış olarak kabul edilir. Bu davranış, mahkeme nezdinde diğer eşe yönelik bir tazyik ve yıldırma politikası olarak yorumlanır.
Faturaları ödemeyerek hizmetin kesilmesine yol açmak da benzer şekilde kusur hanesine yazılır. Eğer abonelikler ortak konutta yaşamaya devam eden eşin adına değilse, bu eş ilgili kurumlara başvurarak mahkemenin tahsis kararını sunmalı ve abonelikleri kendi üzerine almalıdır. Geçmişe dönük ödenmemiş fatura borçlarının paylaşımı konusunda ise boşanmada borçlar ortak mı kuralları geçerli olur.
Eşlerden Birinin Evi Terk Etmesi Halinde Kira Borcu Kimindir?
Eşlerden birinin evi terk etmesi halinde kira borcu, sözleşmede kiracı olarak görünen eşe ait olmaya devam eder ancak fiilen evde kalan eşin de bu borçtan müteselsil sorumluluğu doğabilir. TMK m. 188 kapsamında, ailenin olağan ihtiyaçları için yapılan harcamalardan her iki eş de birlikte sorumludur; fakat evi terk eden eşin kira yükümlülüğü mahkeme kararıyla askıya alınabilir veya nafaka borcuna mahsup edilebilir.
Uygulamada, evi terk eden eşin kira ödemeyi kesmesi durumunda ev sahibi doğrudan icra takibi başlatabilir. Evde kalan eş, tahliye tehdidiyle karşı karşıya kalmamak için kirayı ödemek ve ödediği bu miktarları boşanma davasında diğer eşten talep etmek durumundadır. Mahkeme, yargılama sonuna kadar geçici önlem olarak terk eden eşin kira bedelini ödemeye devam etmesine karar verebilir.
Boşanma Davasında Geçici Barınma ve Kira Yardımı Kararları
Boşanma davasında geçici barınma ve kira yardımı kararları, ekonomik olarak daha güçsüz olan eşin ve velayeti geçici olarak kendisine verilen çocukların sokakta kalmasını önlemek amacıyla verilir. Hâkim, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması sonuçlarına göre, barınma ihtiyacının karşılanması için doğrudan nakdi ödemeye veya ortak konutun tahsisine karar verebilir. Bu geçici kararlar, nihai hüküm verilene kadar geçerliliğini korur.
Geçici tahsis kararı verilen eş, davanın sonuna kadar kiralık evde oturma hakkına sahip olur. Davanın kesinleşmesiyle birlikte bu hakkın sona ermesi ve konutun tahliye edilmesi süreci başlar. Bu geçici dönemin sonrasındaki tahliye prosedürleri için boşanma kesinleştikten sonra evden tahliye süreci adımları takip edilmelidir.
Ev Sahibinin Hakları ve Boşanma Sürecindeki Kiracıya Karşı Tahliye Talepleri
Ev sahibinin hakları ve boşanma sürecindeki kiracıya karşı tahliye talepleri, eşler arasındaki geçimsizlikten bağımsız olarak kira bedelinin ödenmemesi veya sözleşmeye aykırılık hallerinde genel hükümlere göre yürütülür. Eşlerin boşanıyor olması, mülk sahibinin birikmiş kira alacaklarını icra takibiyle istemesine veya tahliye davası açmasına engel teşkil etmez. Kanun, ev sahibini eşler arasındaki iç uyuşmazlıkların tarafı yapmaz.
Eğer kira bedeli iki ay üst üste ödenmezse, ev sahibi haklı ihtar çekerek veya icra dairesi kanalıyla tahliye talepli takip başlatabilir. Bu durumda eşlerin mahkemeden aldıkları barınma tedbiri kararları ev sahibini bağlamaz. Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle tahliye davası açıldığında, eşlerden birinin nafaka yükümlülüğünü yerine getirmemesi ev sahibine karşı bir savunma unsuru olarak ileri sürülemez. Nafakanın ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar için nafaka ödenmezse icra ve tazyik hapsi süreci incelenmelidir.
Boşanma Sürecinde Kira ve Gider Uyuşmazlıklarında En Sık Yapılan 5 Hata
Boşanma sürecinde kira ve gider uyuşmazlıklarında en sık yapılan hatalar, tarafların geçici duygusal tepkilerle hareket ederek yasal yükümlülüklerini tek taraflı olarak askıya almalarından kaynaklanır. Bu hatalar, dava sürecinde kusur oranının artmasına, yüksek icra masraflarına ve hatta velayet veya tazminat haklarının kaybedilmesine neden olabilir. Hak kaybına uğramamak için şu hatalardan kaçınılmalıdır:
- Kiralayana resmi yazılı bildirim yapmadan evden ayrılıp kiranın ödenmesini tamamen durdurmak
- Eşin evde kalmasını zorlaştırmak amacıyla elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini kapatmak
- Mahkemeden barınma tahsis kararı almadan mülk sahibine kira ödemeyi kesmek
- Kiralık kasa içeriğini mahkeme kararı olmadan tek taraflı olarak boşaltmak ve gizlemek
- Kira sözleşmesinin devri için noter ihtarı göndermeyi ihmal edip birikmiş borçlardan sorumlu kalmak
Boşanma Protokolünde Kira ve Ortak Gider Düzenlemesi Nasıl Yapılır?
Boşanma protokolünde kira ve ortak gider düzenlemesi, anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra tarafların kiralık konuta ilişkin yükümlülüklerini netleştiren ve ileride doğacak uyuşmazlıkları engelleyen bir sözleşme hükmüdür. Protokolde, kiranın hangi tarihe kadar kim tarafından ödeneceği, depozito iadesinin kime yapılacağı ve abonelik devir süreleri gün gün belirtilmelidir. Belirsiz ifadeler, boşanma sonrasında yeni davaların açılmasına sebebiyet verir.
Protokol hazırlanırken gelecekteki enflasyon artışları, taşınma masrafları ve depozitonun mülk sahibinden geri alınması gibi detaylar da karara bağlanmalıdır. Geri dönüşü olmayan hak kayıpları yaşamamak adına bu hususların uzman bir boşanma avukatı denetiminde protokole dökülmesi, haklarınızı ve geleceğinizi güvence altına alacaktır.
Boşanma Sürecinde Kira Hak Kayıplarını Önlemek İçin İzlenecek Adımlar
Boşanma sürecinde kira hak kayıplarını önlemek için izlenecek adımlar, yasal sürelerin ve bildirim şartlarının eksiksiz yerine getirilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Süreci doğru yönetmek, hem fuzuli işgal durumuna düşmenizi engeller hem de birikmiş borç yükü altında ezilmenizin önüne geçer. Davanın açılmasıyla birlikte aşağıdaki adımların sırasıyla atılması gerekir:
- Aile mahkemesinden konutun size tahsis edilmesini talep edin.
- Kiralayana noter kanalıyla aile konutu bildirimi gönderin.
- Faturaları kendi üzerinize devralmak için kurumlara başvurun.
- Kira ödemelerini banka üzerinden ‘kira bedeli’ açıklamasıyla yapın.
- Ödenmeyen ortak giderleri tedbir nafakası dosyasına bildirin.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin imzaladığı kira kontratı nedeniyle bana tahliye davası açılabilir mi?
Evet, kira bedelinin ödenmemesi durumunda mülk sahibi sözleşmeye imza atan eşe karşı tahliye talepli takip başlatabilir. Eğer noter aracılığıyla aile konutu bildirimi yapmadıysanız, tahliye davası doğrudan eşinize yöneltilir ve evden tahliye edilmeniz söz konusu olabilir.
Kira kontratındaki depozitoyu boşanma davasında geri alabilir miyim?
Kira sözleşmesi devam ettiği sürece depozito mülk sahibinde kalır. Boşanma davasında depozito bedeli ancak mal rejimi tasfiyesi davasının konusu olabilir; mahkeme kararıyla evde kalmaya devam eden eş, ileride sözleşme sonlandığında depozitoyu geri alma hakkına sahip olur.
Eşim abonelikleri kapatırsa ne yapmalıyım?
Eşinizin abonelikleri kapatması durumunda, aile mahkemesinden aldığınız ortak konutun size tahsis edildiğine dair ara kararı elektrik, su ve doğalgaz dağıtım şirketlerine sunarak abonelikleri depozito ödemeden kendi üzerinize devralabilirsiniz.
Kiralık kasadaki şahsi altınlarımı nasıl koruyabilirim?
Boşanma davası açılır açılmaz mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep ederek kiralık kasanın işlem görmesini engelleyebilirsiniz. Kasa açılıp içindeki ziynetler bilirkişi tarafından tespit edilene kadar banka tarafından kasaya erişim dondurulur.
Kira ödememek boşanma davasında kusur sayılır mı?
Eğer mahkeme kiranın ödenmesini tedbir nafakası veya doğrudan bir ara kararla size yüklemişse ve ekonomik gücünüz yerinde olduğu halde kirayı ödemeyerek eşinizin tahliye edilmesine yol açtıysanız, bu durum boşanma davasında ağır kusur olarak kabul edilir.