Medeni Usul Hukukuna Hakim Olan İlkeler

Medeni usul hukukuna egemen olan temel ilkeler eski HUMK’da  yer almazken yeni HMK’de düzenlenmiştir. Bu ilkeler HMK’de derli ve toplu olarak gösterilmiştir.

  1. Tasarruf İlkesi

Bu ilke uyarınca hakim bir davaya ancak taraflarca istenmesi halinde bakar. Bu yüzden kimse kendi lehine olacak bir davayı açmaya zorlanamaz, hakim resen bir davaya bakamaz. Taraflar yargılama sürerken, yargılamanın her aşamasında dava konusu edilen haktan vazgeçebilir. Tasarruf ilkesinin tek istisnası resen harekete geçme ilkesidir.

  1. Taraflarca Getirilme İlkesi

Bu ilke iddiaların ve delillerin, taraflarca hazırlanmasını ve yine taraflarca mahkemeye sunulmasını ifade eder. Bu yüzden hakim kanundan doğan istisnalar hariç kendiliğinden delil toplayamaz, tarafların ileri sürmedikleri iddiaları dikkate alamaz ayrıca bu iddiaları taraflara hatırlatamaz, hatırlatacak davranışlarda bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin istisnası resen araştırma ilkesidir.

  1. Talepte Bağlılık İlkesi

Bu ilke uyarınca hakim taraflardan birinin talebinden fazlasına veya talepten başka bir edime karar veremez. Talepte bağlılık ilkesinin kanundan doğan istisnaları mevcuttur. Örneğin boşanma talep edilen boşanma davasında hakim gerekli görürse boşanma yerine ayrılık kararı verebilir.

  1. Hukuki Dinlenilme İlkesi

Bu ilke, ispat hakkını, mahkeme kararlarının gerekçeli olması, davayla ilgili bilgi sahibi olmayı ifade eder. Hukuki dinlenilme ilkesi ayrıca adil yargılanma hakkının da bir unsurudur. Hukuki dinlenilme hakkına aykırılık istinaf ve temyiz sebebini oluşturur.

  1. Aleniyet İlkesi

Bu ilke, yargılamanın kamuya açık bir şekilde yapılmasını ifade etmektedir. Duruşmalar ve kararların bildirilmesi kamuya açık bir şekilde yapılır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen hakim duruşmaların kapalı yapılmasına HMK gereğince karar verebilir, bu durum aleniyet ilkesinin istisnasıdır. Ancak gizlilik kararı verilen dosyadaki gizlilik kararının gerekçesi, esas hakkında verilecek kararda açıklanmalıdır.

  1. Dürüst Davranma ve Doğruyu Söyleme Yükümlülüğü

Bu ilke uyarınca kişilerin haklarını kullanırken veya borçlarını ifa ederken dürüst davranma yükümlülüğü vardır. Bu ilke emredici bir kuraldır. Gene bu ilke uyarınca davanın tarafları mahkemeyi yanıltmama yükümlülüğü altındadır.

  1. Usul Ekonomisi İlkesi

Yargılanmanın hızlı, düzenli ve makul kabul edilebilecek bir sürede sonuçlandırılması gerektiğini ifade eder. Bu ilke adil yargılanma hakkının bir unsurudur.

  1. Teksif İlkesi

Bu ilke uyarınca taraflar her türlü iddia, savunma ve delillerini ancak belirli bir zamana kadar mahkemeye sunabilirler.

  1. Hakimin Yargılamayı Sevk ve İdare Etme İlkesi

Hakim bu ilke uyarınca her türlü tedbiri alabilir. Hakim duruşma sırasında taşkınlık çıkaran, duruşma düzenini bozan kişileri salonda çıkartabileceği gibi, disiplin hapsi ve tutuklama kararı dahi alabilir. Unutulmamalıdır ki her ne sebeple olursa olsun avukatlar duruşmadan çıkarılamaz.

  1. Doğrudan Doğruyalık İlkesi

Bu ilke uyarınca, savunmanın dinlenilmesi, delillerin değerlendirilmesi, keşif yapılması doğrudan doğruya kararı verecek mahkeme tarafından yapılır. Bu ilkenin en önemli istisnası istinabedir.